Nice yıllara!

Değerli konuklar, kıymetli yazarlar, sevgili edebiyat dostları,hepiniz Antalya Edebiyat Günleri’nin 10. yıl kutlamasına hoş geldiniz.

Kutlama dedim çünkü bir festivali bir projeyi 10 yıl boyunca sürdürebilmek bir kutlamayı hak eder.

Bugün burada sadece bir etkinliğin değil; bir hayalin, bir yolculuğun, bir tutkunun 10 yıllık hikâyesini kutluyoruz. Bu yıllar boyunca Antalya Edebiyat Günleri, edebiyatı şehirle birleştiren bir köprü, kelimelerin, hikâyelerin ve genç yeteneklerin buluşma noktası oldu.

Her yılın kendine özgü bir ruhu vardı; her sahne, her ödül, her anı ayrı bir hikâyeyi taşıyordu.

Bu hikayelerin kahramanları bir birinden değerli edebiyatçı ile bir arada olmanın, onları tanımanın mutluluğunu yaşıyorum. Yıllar içinde sonradan pekişen dostluklar ve güzel ilişkiler kurduğumuz dolu dolu geçen, duygu yüklü bir öykü bu aslında.

Dün gece sevgili Tuncer’le (Çetinkaya) panele dair konuştuktan sonra zihnimi yokladım, neler yaşadık, en unutulmaz anım hangisi diye ve gördüm ki bence hepsi unutulmaz birer parça olarak kalbime yerleşmiş. Bu birbirinden değerli parçaları burada anlatmaya başlasam saatlere sığmaz.

Yinede bunların içinden beni çok etkileyen bir iki küçük anektodu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Beni en çok duygulandıran o anı hala gözlerim dolarak hatırlıyorum.

2024 yılında Onur Ödülü alan Ayla Kutlu ödül gecesi Muratpaşa Türkan Şoray sahnesinde; “Yazarlık çok zor bir iştir gerçekten ama Türk Kadını güçlüdür, nihayetinde bir aslan, bir kaplandır. Türk Kadını güçlüdür, yazar kadın ise iki kez güçlüdür” diyerek ödülünü aldı o an benim için çok özeldi içinde birçok şeyi besleyen anlamlı bir cümle, zaten Ayla kutlu’yu oluşturan ögelerde bu cümlede verilmişti. Yüzündeki o derin tebessüm, pamuk saçları ve sahnedeki mütevazi tavrıyla ben bir ‘Cumhuriyet Kadınıyım’ duruşu hala gözümün önünde…

2022 yılında Onur Ödülünü alan Necati Tosuner “Öykü, sessizliğin içindeki sarsıntıdır.” Derken aslında o gece hepimizi derinden sarsmıştı.

Kendisinin bazı sağlık sorunları vardı, tekerlekli sandalyede İstanbul’dan Antalya’ya  zorlu bir yolculukla gelmişti, her şeye rağmen inanılmaz heyecanlı ve yapıcıydı beni onun hayata tutkuyla bağlılığı ve çabası çok etkiledi adeta baştan aşağı sarstı.

2022 yılında En İyi Öykü Kitabı ödülünü ‘Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar’ adlı öykü kitabıyla alan Polat Özlüoğlu, “Yazdıklarım, benim de canımı acıtan hikâyeler. Benim üzüldüğüm, dertlendiğim, sırtımda yük gibi taşıdığım olaylar var… Edebiyat, unutulanları yaşanır kılıyor.” sözleriyle hepimize edebiyatın aslında görünmeyeni görünür kıldığını bir kez daha hissettirdi.

Yine bahsetmeden geçemeyeceğim benim için özel bir kadın onu hep gülümseyerek anımsıyorum. Ayşegül Tözeren önceki yıllarda uzun süre seçici kurulumuzda yer almıştı ve çok emeği vardır. Birkaç yıl önceydi kendisinin Vegan beslendiğini sosyal medyasından öğrendim. Ben programlardan önce tüm konuklarımızla ilgili sosyal medyalarından yada diğer mecralardan biraz araştırma yapar onları tanımaya çalışırım ki onları daha iyi ağırlayabilelim ve Muratpaşa’dan memnun, mutlu ayrılsınlar. Ayşegül hanımın sosyal medyasından vegan beslendiğini öğrendikten sonra, ne yapalım diye belediyemizin aşçısı Salih usta ile konuştuk ‘mutfağımızda vegan mönü yok ama birşeyler yaparız’ dedi. Akşam açılış yemeğimiz başladı herkesin yemekleri servis yapılırken Ayşegül hanım önüne gelen vegan tabağı görünce çok şaşırdı ‘ilk kez böyle bir şey oldu, genelde böyle toplu yemeklerde ben nezaketen biraz oturur hiçbir şey yemeden kalkardım’ dedi ve Salih ustaya teşekkür etti. Etkinlikten birkaç gün sonra bu yaşanılanları köşe yazısında Salih ustayla çekilmiş bir fotoğraf eşliğinde tüm detaylarıyla paylaştı, tabiki bu bizi çok mutlu etti, bu bizim vegan mönümüzün de başlangıcı olmuştu. Böylesine nezaketli ve incelikli bir insanı tanımak benim için mutluluk verici teşekkürler Sevgili Ayşegül Tözeren…

Bu işin mutfağında aylar öncesinden tatlı bir telaş ve heyecanlı bir çalışma başlar. Bu çalışmalar tüm birimlerimizin emeği ile özverili ve en ince detaya kadar planlanarak yapılmaktadır ve bu bir ekip işidir. Bu ekibin bir parçası olmak beni her zaman gururlandırmıştır. Yıllarca bu ekipte yer almış; fakat sonra bizimle bir şekilde yollarını ayırmış, şimdi burada olamayan emekleri göz ardı edilemeyecek birkaç ismi dile getirerek onları anmak isterim. Sevgili Ahsen İşbilen ve Burcu Erdem yıllarca bu programda konuklarımızla birebir ilgilenmiş sanki her biri uzun zamandır tanıdıkları aile dostlarıymış gibi incelikli bir iletişim kurmuşlardır. Bunun için kendilerine bir kez daha teşekkür ederim.

Bu oturumu paylaştığımız aynı zamanda Danışma Kurulunda ve Seçici Kurulda yer alan kıymetli hocam aile dostum İbrahim Karaoğlu, mücadele insanı sevgili Özcan Karabulut, varlığı Antalya için önemli bir kazanım olan şair Ferruh Tunç ve şehrin kültür sanat hayatına her alanda katkıları olan dostum sevgili Tuncer Çetinkaya’ya 10.yıla özel bu panel için çok teşekkür ederim, varlıkları bana hep güç verdi. İyi ki varsınız.

En büyük teşekkürüm Antalya Edebiyat Günleri’nin mimarı çok kıymetli başkanımız Ümit Uysal’a, – kendisi bugün burada aramızda olamadı- ama o iyi ki var, sayesinde Antalya kültürle, sanatla buluşuyor ve inanıyorum ki daha geniş kitlelere yayılan yeni projelerle şehrin kültür-sanat hayatına soluk olmaya devam edecek.

Bu on yıl, birlikte yazdığımız bir hikâye. Her yazar, her okur, her an… Hepsi bu hikâyede birer satır. Ve bugün, 10. yılımızı kutlarken aslında yeni bir başlangıcı da selamlıyoruz.

Dilerim ki önümüzdeki yıllarda da Antalya Edebiyat Günleri, kalemiyle konuşan yazarları, kelimeyle büyüyen gençleri, edebiyatla nefes alan şehri yeniden bir araya getirmeye devam eder. Bu anlamlı yolculuğa emeği geçen, katılan, dinleyen, yazan herkese gönülden teşekkür ediyorum.  Nice on yıllara, nice kelime yolculuklarına, nice ilham veren buluşmalara… Konuşmamı sonlandırırken emeği geçen arkadaşlarıma teşekkür etmek isterim.

Edebiyat Günleri’nin sesi aslında Muratpaşa’nın sesi ve şimdilerde etkinliklerimizin de yapımcısı Handeciğimin emeklerine sağlık, bugün burada çalışan Cem, Sarp, Mısra, Özlem, sosyal medya ekibi, ses ekibi, basın,  işletme iştirakler, halka ilişkiler ekibi ile emeği geçen bütün belediye çalışanlarına teşekkür ederim.

Başkan yardımcılarımız Oya Kansu ve Murat Kaya, Basın Müdürümüz Emre Baylan, İşletme ve İştirakler Müdürümüz Seyfi Ceyhan, Kültür Müdürümüz Gülay Kaplan ve katkı koyan herkese teşekkürler..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir