Kadının fendi erkeği yendi
Karagöz, ortaoyunu gibi geleneksel halk tiyatrosunun konu, olay dizisi ve kişileştirmelerinden yararlanarak günümüze uyarlanan “Yedi Kocalı Hürmüz” müzikali; uzun yılların ardından ilk oynandığı, en özgün haliyle, Antalya Devlet Opera ve Balesi’nde seyircisiyle buluştu. Zeki kadın, kaptan, doktor, külhanbeyi, saf âşık gibi geleneksel tiplerden oluşan oyun karakterleri bu kez kanlı canlı kişiler olarak yeniden seyircisiyle buluştu.
Yedi kocalı Hürmüz müzikali müzik, dans ve tiyatronun ahenkli birlikteliğiyle bestelenmiş, kaleme alınmış bir eserdir. Oyunun rejisinde bu uyuma önem verilirken, prodüksiyonda 19. yüzyıl başlarının ruhu; dekor, kostüm ve ışık tasarımı ile görsel anlamda bir bütün oluşturduğu dikkat çekiyor.
Ataerkil bir dünyada kıvrak zekâsı ve iş bitiriciliği ile birbirinin varlığından haberi bile olmayan altı kocasıyla, kendine açtığı alanda yaşam mücadelesi veren Hürmüz’ün dünyası, âşık olmasıyla değişir. Hürmüz toplumun her kesiminden farklı meslek ve statüden erkekle nasıl konuşulacağını, onların nasıl huyuna suyuna gidileceğini bilen, sistemi kendince en iyi şekilde çözmüş, böylece kadın olarak varoluşunu sağlam temeller üzerine kurmuş bir karakterdir. Aşk ise onun tüm bu bildiklerinin gölgede kalmasına neden olurken gerçek mutluluğuna dair bir kapı açıyor ve biz seyircilerin gözünde Hürmüz’ü bir tip olmaktan kurtarıp adeta daha “insan” kılmaktadır.
Metnini Sadık Şendil’in kaleme aldığı, Atilla Özdemiroğlu’nun müziklerini bestelediği, şarkı sözlerini Sevgi Sanlı’nın yazdığı “Yedi Kocalı Hürmüz” müzikalinin orkestrasyon ve müzikal düzenlemesi eserin orkestra şefi Ömer Yöndem’e aittir. Eserin yönetmeni Fatih Şanal yaratıcı bir ekiple eser üzerine titizlikle düşündüğünü, oyuncuların ortaya koyabilecekleri güç ve enerjiyi en üst noktaya taşıyan bir reji anlayışıyla eseri sahneliğini görüyoruz. Dramatik aksiyondaki ritim ve heyecan Hürmüz’ün kıvrak zekasının dinamikliğinin bir yansıması olarak bir an bile temposunu yitirmeden akıp gidiyor oyun.
Dekor tasarımını Gürcan Kubilay’ın, kostüm tasarımını Nursun Ünlü’nün yaptığı oyunda koro şefliğini Mahir Seyrek üstlenmiş. Koreografi Özgür Adam İnanç, Işık tasarını Mustafa Eski’ye ait. Oyunculara gelirsek rollerin çoğunda çift kast sistemini görüyoruz.

Hikâye anlatıcı: Mehmet Fatih Şansal / Ümit Burak Tekinay, Hürmüz: Sema Çavuşoğlu / Serap Demirhan, Doktor: Duran Emre / Serhat Konukman, Kadı: Toygarhan Atuner / Taner Ölçen, Ömer: Engin Suna / Muhammet Yusuf Yıldız, Berber: Dağhan Ergün / Ercan Hüseyin Uğur, Hızır Reis: Fatih Kayhan / Mustafa Özşamlı, Hallaç: Devrim Demirel / Engin Yaman, Bekçi Memo: Erdi Can Aybaş / Muhammet Burak Pektaş, Ali: Süleyman Onur Alpaslan, Safinaz: Semiha Derya Boran / Tuğba Kubilay, Havva: Seçil Fenercioğlu / Pınar Tekol, Anne: Tuğçe Oğuzülgen / Betül Uzunoğlu, Rukiye: Şen Sılay Erman / Oya Vural, Badal Nuriye: Sinem Seçil / Özsu Özgür Deveci, Torik: Ferdi Uslu.
Sinemada Yedi Kocalı Hürmüz
1963 Yedi Kocalı Hürmüz, Yılmaz Atadeniz, Suna Pekuysal, Efkan Efekan, Öztürk Serengil, Necdet Tosun, Sami Hazinses, Ahmet Tarık Tekçe, Erol Günaydın.
1971 Yapımcı Özdemir Birsel, Yönetmen Atıf Yılmaz, Senaryo Ayşe Şasa, Türkân Şoray (Hürmüz)
Ezel Akay’ın yönettiği, senaryosunu Gürsel Korat’ın yazdığı, başrollerinde Nurgül Yeşilçay, Gülse Birsel ve Haluk Bilginer’in yer aldığı 2009 yapımı Yedi Kocalı Hürmüz ise eril söylemin kalıplarını yıkmak için tasarlanmış “kadınlığa” dair mizahi bir çalışmadır.
“Erkekler güçlü ve bağımsız, kadınlar ise güçsüz ve bağımlı olmadır” yerleşik genel kanısına karşın film Safinaz’ın tıpkı bir meddah gibi etrafına toplanan kızlara “Koca dediğiniz nedir ki kızlar? Evin geçimini yapan sonra da geceleri kıçını dönüp pireleri uçuştura uçuştura uyuyan adama koca denir.” repliği ile başlamaktadır.
Hikâye Osmanlı döneminde geçtiğinden kadını daha çok evde, hamamda, sürekli namahremden sakınan biri olarak, erkeği ise berberde, sokakta görsek de Hürmüz tüm bu ataerkil yapının içinde geleneksel eş rolünü reddeden bir karakter olarak anlatılmaktadır. Gerçekten âşık olduğunu düşündüğümüz Doktor Hüsrev bile onun için sadece bir “koca”dır. Öyle ki düğün gününde talibinin olduğunu öğrendiğinde “Yarın hallederiz o işi” repliği yönetmenin bakış açısını ve yorumunu belli etmektedir.
Kadının bilinçaltı Antalya’da
Yeniden Antalya’ya dönersek Antalya’daki oyunun rejisinde de Hürmüz karşılaştığı badireleri cinselliğini ve dişiliğini kullanarak atlatırken cinsel bir hayat yaşamak istediğine dair hiçbir emare yoktur. Bu noktada kadının bu yönü yok sayılsa da erkeği seçen kişinin dişi olması oyunu eril söylemin klasik kodları arasına sıkışıp kalmaktan kurtarmaktadır.
Sadık Şendil’in Yedi Kocalı Hürmüz adlı eseri gerek tiyatroda gerekse sinemada her dönem ilgiyle seyredilmiş bir eser. Oyunun bu denli ilgi görmesinin sebebi geleneksel Türk tiyatrosunun Ortaoyunu tarzının kullanılması söylenebilir. Kollektif bilinçaltı… Bir başka boyut ise “kadının fendi erkeği yendi” anlayışının sahneye ve sinemaya taşınmasıdır. Bir diğer deyişle kadınlığın bilinçaltının sahnede vücut bulmasıdır. “Erkekler güçlü ve bağımsız, kadınlar ise güçsüz ve bağımlı olmadır” anlayışının tersine çevrilmesidir. Kadının eşini seçebilesidir altı çizilen durum.