Kendini sev biraz
sevenin uğruna sev
sevmeyene karşı biraz
nar suyu biraz tarçın
kalbine yaklaş biraz
Düşün tamam, oku tamam, ne
ki titrek kafiye gibisin sen bu
gidişinle yutarsın o şahım zoku
bir temmuz sabahı çıkarsın yola
bir daha dönemezsin
yapma be ya hu!
Sana n’oldu, o dan-dan geçitten
geçerken kırılan kalbin mi tutuldu
Derdin buysa bahtiyar ol kayıplar
hazinendir senin artık
gururla geç yolu.
(Ama gel, bir de geri dön oku
sürçme(lem) de bir oyundur ve bak
bastırılan dönüyor hem de hileyle
gül yoluyor can burkuyor sen şaşar
zoka diye zok yazarsan bak
‘a’ yutup kafiye çıkarırsan böyle
bunu yemez ustan, sana n’oldu
söze mi sıkıştın, zona m’oldun
kaçarım mı sandın bir an sonsuza
sana seni soran o mektuptan
kalbe saplı tarihsel oktan o bir an.)
Unutma ki bir gecen kaldı bir
gündüzün dünyada
o tek uyku, o tek zaman.
(
Öpüldüğün anlar gibi
ketina nav duyar gibi
kadeh çın çınlar gibi
sev biraz