Kitabın ilk cümlesi: KAPAK

Uluslararası kültür çevrelerince Dokuzuncu Sanat olarak adlandırılan çizgi romanın yerel ve evrensel isimlerine kapak ressamlarına saygı duruşu anlamına gelen incelemeyi yayıncı ve yazar Şaşmaz’ın kaleminden takip ediyoruz.

36 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi

“Görmek konuşmadan önce gelir.”
(John Berger, Görme Biçimleri)

Bir kitabın kapağı çoğu zaman ilk cümlesidir. Okur henüz sayfaları çevirmeden, hatta kitabı eline almadan önce o kapak aracılığıyla metnin dünyasına davet edilir. Bu davet kimi zaman sessiz, kimi zaman baştan çıkarıcıdır; ama çoğu zaman etkili olur. Okuma deneyimi yalnızca kelimelerle değil, görüntülerle de başlar.

Çocukluğu 1970’li yılların sonlarına rastlayanlar, Altın Kitaplar Yayınevi’nin Jules Verne baskılarını kolay kolay unutmaz. Harçlıkla alınması pek de kolay olmayan o kitapların Aslan Şükür imzalı kapakları, içerideki metnin vaat ettiği heyecanlı serüveni daha kapağından okura fısıldardı.

Aynı yıllarda yayımlanan Milliyet Çocuk Kitapları dizisinin şömizli ciltleri ve dönemin çocuk dergilerinin çoğu yabancı çizerlerin elinden çıkmış dikkat çekici kapakları da benzer bir etki yaratıyordu. Bu kapaklar yalnızca birer görsel değil, aynı zamanda okuma arzusunu harekete geçiren güçlü çağrılardı.

Bilimsel araştırmalar bunun tesadüf olmadığını söylüyor: İnsan beyni görselleri metne kıyasla çok daha hızlı algılar ve işler. Dolayısıyla — belirli bir kitabı özellikle aramıyorsak — bir kitabı elimize alıp incelememize çoğu zaman kapağı karar verir. Kitap kapağı, metnin dünyasına açılan ilk görsel kapıdır.

Dünyada Kapak Ressamları

Yirminci yüzyılda, grafik tasarım henüz baskın bir sanat dili değilken ve dijital dünya ortada yokken, kapak ressamlığı başlı başına bir sanat alanıydı. Özellikle yüzyılın ikinci yarısında, bu alanda olağanüstü isimler yetişti.

Bunların başında gelenlerden biri kuşkusuz Frank Frazetta olmuştur. Robert E. Howard’ın Conan romanları ile Edgar Rice Burroughs’un Tarzan ve John Carter karakterleri için hazırladığı kapaklar yalnızca birer illüstrasyon değil, fantastik edebiyatın görsel dilini kuran imgelerdi. Usta sanatçı, fırçasındaki ustalık ve ışık–gölge kullanımı sayesinde, başka bir çizerin elinde vahşi veya ürkütücü görünen sahneleri klasik bir resim estetiğine dönüştürmüştür. Frazetta’nın yağlıboya kapakları çoğu zaman içerideki hikâyenin önüne geçecek kadar güçlüdür.

Walter Benjamin’in de belirttiği gibi, sanat eserinin teknik çoğaltımla “aura”sı değişir. İlginçtir ki pulp romanlar ve fantastik kapakların seri üretim dünyasında bile Frazetta’nın resimleri güçlü bir aura yaratır. Bu yüzden bu kapaklar yalnızca bir kitabın ambalajı değil, başlı başına koleksiyon nesneleridir.

Bilimkurguda benzer bir rolü Chris Foss ve John Harris üstlenir. Bu iki sanatçının yarattığı gezegen manzaraları, devasa uzay gemileri ve hayal gücünü zorlayan uzay mimarileri, bilimkurgu edebiyatının görsel hafızasına dönüşmüştür. Isaac Asimov ve Arthur C. Clarke gibi yazarların kitaplarına yaptıkları kapaklar, türün görsel ikonografisini belirleyen çalışmalardandır.

Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 37

Amerikan dergiciliğinin altın çağında kapak ressamlığı neredeyse bir kültür kurumuna dönüşür. Norman Rockwell’in gündelik hayat sahneleri, her ayrıntısında küçük bir hikâye barındırır. John Berger’in dediği gibi, görmek yalnızca bakmak değil, aynı zamanda yorumlamaktır.

Western, korku, aşk ve polisiye türlerinin pulp kapakları ise görsel kültürün ayrı bir alanını oluşturur. Dar ofislerde veya köhne otel odalarında çalışan ressamlar, onlarca yıl boyunca binlerce kapak ürettiler. Bu kapakların abartılı dramatizmi, keskin renkleri ve teatral kompozisyonları, sonraki yıllarda koleksiyonerlerin ve sanatçıların ilgisini çekecek güçlü bir görsel miras bırakmıştır. Ki bu durum, ayrı bir yazı konusu olacak kadar zengin ve bakir bir alandır.

Türk Kapak Ressamları

Basılı eser sayısının görece azlığı ve yayınevlerinin ekonomik tercihlerine paralel olarak, Türkiye’de “kapak ressamı” olarak anılabilecek çizer sayısı görece sınırlıdır. Münif Fehim Özarman, Cumhuriyet tarihinin ilk ve en önemli kapakçılarından biridir. Mesleğe karikatür ve illüstrasyon çizerek başlayan sanatçı, çalışmalarını daha çok resme kaydırmıştır. Pastel tonlar kullandığı kapaklarıyla eski İstanbul’u en iyi aktaran ressamlardan biridir.

Hem Osmanlı hem Cumhuriyet dönemini görmüş olması, bu başarıda belirleyici olmuştur. Tarihi ve polisiye romanlara yaptığı kapaklar, figüratif başarısı ve sahne kurmadaki yeteneğiyle okuru adeta kitabın içine çeker. Peyami Safa’nın (Server Bedi imzalı) Cingöz Recai serileri için çizdiği gizemli ve dinamik kapaklar, bir neslin hafızasına kazınmıştır.

Münif Fehim sonrası 60’lı ve 70’li yıllarda Peyami Safa’dan Kerime Nadir’e kadar çok satan birçok kitabın kapaklarında ise Ayhan Erer imzası görülür.

Tamamen kapak ressamı olarak ünlenen ve üzerinde durulması gereken isimlerden biri Ertuğrul Edirne’dir. Çizgi romandan, polisiyeye, klasik eserlerden, Western ve macera türlerine kadar sanatçının binlerce kapak çalışması vardır. Detaycılığı, güçlü fırça kullanımı ve sahne kurmadaki ustalığıyla yaşayan en önemli Türk kapak ressamlarından biridir dersek hata etmiş olmayız.

Sanatçı, 40 yılı aşkın bir süredir çalışmalarını sürdürdüğü Almanya’da ödüller de kazanmıştır. 1924 doğumlu Firüz Aşkın da mesleğe karikatürle başlamış, daha sonra kapak ressamlığına geçmiştir. Uzun yıllar dergilerde illüstratör olarak çalışan sanatçı, önce Amerika’da daha sonra meslektaşı Ertuğrul Edirne gibi Almanya’da kapak ressamlığı yapmış usta bir kapak ressamıdır.

38 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi

Zaman zaman kitap kapağı da resmetmiş Fahir Aksoy, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nuri İyem gibi ressamlar; Turhan Selçuk, Oğuz Aral, Suat Yalaz gibi karikatüristler de kimi edebi kitap kapaklarına katkı vermişlerdir. Ancak bu çalışmalar, sanatçılara “kapak ressamı” sıfatını ekleyecek tarz ve yoğunluktaki işlerden uzak kalmıştır.

Keza 7 binden fazla kitap kapağına katkı verse de, Said Maden’in işleri grafik uygulama ağırlıklıdır ve resimden ziyade tasarım odaklıdır.

Çizgi Roman Kapakları

Kapak ressamları mevzuu olunca çizgi romanlardan bahsetmemek mümkün değildir. Doğuşundan günümüze Dokuzuncu Sanat verimlerinin neredeyse tamamı, çizer veya ressamların elinden çıkmaktadır. Doğası gereği görsel anlatı barındıran çizgi romanların kapakları, içeriğe katkı veren çizerler tarafından hazırlanabildiği gibi, çoğunlukla sadece kapak çizerliği yapan ve bu alanda ünlenmiş çok sayıda ressamın elinden gelmektedir.

Dijital devrim, bu türü olumsuz etkilememiş, çoğu çizerin yararlandığı (bazen eseri doğallıktan ve sanat formundan uzaklaştırsa da) pratik bir araca dönüşmüştür.

Yazının girişinde bahsettiğim Altın Kitaplar’ın kapaklarını resimleyen Aslan Şükür, her çizgi roman sever için bu dalın en önemli isimlerinden biridir. 1970 ve 80’li yıllarda çizgi romanın lokomotifi olmuş Tay Yayınları’nda işe başlamasıyla birlikte yayınevinin neredeyse tüm dizi ve karakterlerinin kapakları hep onun elinden çıkmıştır: Zagor, Mister No, Kızılmaske, Mandrake, Mini Ringo, Tombraks, Teksas ve Tommiks ve burada sayamadığımız daha nicelerinin tamamına yakınında imzası vardır.

Sanatçının alametifarikası, sıcak ve canlı renkler kullandığı yumuşak geçişli guaj boya tekniği ve karakterlerin yüzlerine verdiği sert karakteristik ifadelerdir. Sık yaptığı anatomi hatalarına, sahne tekrarlarına ve detaylardan uzak çalışmasına rağmen, İtalyan çizgi roman kahramanlarının Türkiye’deki yüzü olmuş ve okurlar tarafından çok sevilmiştir.

Aslan Şükür’ü de etkilemiş olan Tay Yayınları’nın ilk kapak ressamı Yücel Köksal, Türk çizgi roman tarihinin en “karakteristik” çizerlerinden biridir. Türk çizgi romanının Altın Çağı diyebileceğimiz 1960’lı ve 70’li yılların lider kapakçısıdır.

Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 39
antsanat

Geniş planlar kurmaktan kaçmaz. Resimlerindeki figürler nettir, fırçasını titizlikle kullanır. O da son derece canlı renkleri tercih eder — ki son dönem çalışmaları, iyi bir renk ve kompozisyon bilgisine haiz olduğunun delilidir.

O da zaman zaman İtalyan edisyonlarının sahnelerini kopyalamasına rağmen yaptığı kapakları, orijinal edisyonlardan çok daha fazla beğenilmiştir. Aynı dönemin bir başka büyük ismi, Samim Utkun’dur. Sadece bir kapak ressamı değil, aynı zamanda iyi bir grafik tasarımcıdır.

Çizgi romanlar dışında yaptığı logo tasarımları, dergi ve kitap kapaklarıyla döneminin marka isimlerinden biri olsa da, ismi adeta Ceylan Yayınlarıyla birlikte anılır. Uzun yıllar çizdiği Teksas, Tommiks ve Kinova kapakları Utkun imzasıyla özdeşleşmiştir.

Klasik resim eğitimi, popüler kültürün aradığı dinamizmi yakalamasına engel olmamış, tam tersi yarattığı bu sentez ustaya çok sayıda hayran kazandırmıştır. Yücel Köksal gibi çok titiz çalışsa da, onun canlı ve sıcak renklerine kıyasla daha pastel tonları tercih etmiştir. Anatomileri kusursuza yakındır.

Pastel tonlarla yakaladığı ışık–gölge dengesi, realist tarzı ve özgün sahneleriyle benzersiz bir kapak ressamı olarak tarihte yerini almıştır.

1980’lerden günümüze kadar sayısız kapak çalışmasına imza atan bir başka ünlü kapakçımız Ömer Muz olmuştur. Uzun yıllar boyunca ürettiği çizgi romanlar, özellikle çocuk dergilerine ve Conan, Tex gibi çizgi romanlara yaptığı çalışmalar son derece başarılıdır. Gerçekçi ve net üslubu, geniş plan çalışmaları, sahneye dramatik bir derinlik katan ışık kullanımı dikkat çekicidir.

Günümüzde ağırlıklı olarak sulu boya tablolar yaparak çalışmalarına devam eden çok yönlü sanatçının yaptığı film afişleri, tüm dünyadan ilgi görmektedir.

Sezgin Burak, Ersin Burak, Eralp Noyan, Celal Kandemiroğlu ve Şahap Ayhan gibi çizgi ustaları, kendi çizgi romanlarının kapaklarını yapmaları yanında başarılı kitap ve dergi kapak çalışmalarına da imza atmışlardır.

Noyan ve Kandemiroğlu’nun özenli dergi kapakları, Sezgin ve Ersin Burak’ın Tarkan ve tarihi roman kapakları (özellikle Ersin Burak’ın detaylı içlikleri ve güçlü deseni) birçok çizere ilham verecek nitelikte işler olarak örnek alınmıştır.

Sonuç olarak, yukarıda bahsettiğimiz veya yer darlığından bahsedemediğimiz tüm bu isimler, edebiyatın ve çizgi romanın sessiz davetçileriydi. Bugün dijitalleşen dünyada bu “el emeği” kapakların yarattığı samimiyet ve sanatsal derinlik, koleksiyoncuların ve kitapseverlerin kalbinde her zaman ayrı bir yere sahip kalacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir